22 Mayıs 2020 - Yazar :

Türkiye’de Dijitalleşme ve Lojistik Sektörüne Yansımaları

DÜNYADA DİJİTALLEŞMEYE BAKIŞ

Son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de dijitalleşme ihtiyaçlar hiyerarşisinde birinci sıralarda yerini almış ve bir devlet politikası haline gelmiştir. 1900 lü yılların başlarında sanayi inkılabının ve endüstride makineleşmenin dünya üzerinde oluşturduğu etkilere benzer bir etki, bilişim teknolojilerinin gelişimine paralel olarak oluşmaktadır. Öyle ki sanayi inkılabını müteakip olarak makineleşme noktasında geri kalan ülkeler fakirleşmiş ve sosyo-ekonomik yapısı bozulmaya yüz tutmuştur. Bu günün dünyasına ekonomileriyle yön veren ülkeler sanayi inkılabının gereklerini yerine getirerek o dönemin şartlarına uyum sağlayan ülkelerdir. Günümüzde ise iş dünyası ve bütün sektörel süreçler bilişim teknolojilerine endekslenmeye doğru yol almakta olup bu sürece ayak uyduramayanlar yavaş yavaş yerlerini rakiplerine bırakmak zorunda kalacaklardır.

Bilişim sektöründeki hızlı gelişim, dünyanın globalleşmesini hızlandırmış ve mesafeleri ortadan kaldırmıştır. İnternet teknolojilerinin ve mobil aygıtların, gerek firmalar bazında gerekse kişisel bazda her yerde kullanımı yaygınlaşmıştır. Bu durum ise arz talep dengesinde geri dönülmeyen bir yolculuk başlatmıştır. Arz talep dengesinde firmalar önceden sadece kendi ülkelerinde rekabet stratejileri oluşturuyorlardı. Günümüzde ise bilgiye hızlı erişim ile birlikte herhangi bir ürüne ya da hizmete ucuz ve kalite bandının üst limitlerinde sahip olma arzusu, çok uzun mesafeleri anlamsızlaştırmıştır. Bu gün ülkemizde birçok kişi Çin gibi ülkelerden bilişim teknolojileri sayesinde taleplerini karşılayabilmektedirler. Dünya çapında e-ticaret hacmi 4 trilyon dolara yaklaşmış olması bunun en önemli göstergesidir. Artık birçok firma gelecek stratejilerini bilişim teknolojileri üzerine oluşturmaktadırlar. Bilgiye hızlı ulaşım ve paylaşım zorunlu hale gelmiş, müşteri portföyü bu minvalde teşekkül etmeye başlamıştır. Bilgiyi hızla paylaşamayanlar ve bilgiye hızlı ulaşamayanlar, arz-talep oranları, müşteri davranışları ve kar-zarar durumlarını hızla raporlayamayanlar, klasik dönemden kalan yöntemlerle işlerini yürütmeye çalışanlar birer birer alanlarını kaybetmeye başladılar.

DİJİTALLEŞMENİN LOJİSTİK SEKTÖRÜNE YANSIMASI

Dijitalleşme trendinde Türkiye, sektörlerin dijitalleşmesi açısından dünyanın gerisinde seyretmektedir. Devlet politikası olarak bu konuda teşviklerin artması ve gerekli kanuni düzenlemelerin yapılmasına rağmen sektörlerdeki firmalar bu duruma ayak uydurmak bir kenara direnç geliştirme yönelimindedirler. Bu konudaki değişimlere kapalı olmak psikolojik bir duvar olarak birçok firmanın önünde durmaktadır.
Türkiye’de lojistik sektörü, dijitalleşmeye karşı direnç gösteren en önemli sektörlerden biridir. Sektörün içerisinden gelen birçok uzman, sektördeki problemlerin çoğunun hala klasik yöntemleri kullanılması ve dijitalleşmeye karşı gösterilen dirence işaret etmektedirler. Örneğin yıllık ciroları milyon TL’lere varan firma ve kooperatiflerin büyük bir çoğunluğu, sevkiyat/nakliye organizasyonlarının takibini hala excel kayıtlarıyla tutmaktadırlar. Böyle bir firmanın/kooperatifin gelir-gider, kar-zarar durumlarını anlık olarak görme imkânı olmadığından ve herhangi bir strateji geliştiremediklerinden;

  • Olası/Olan maddi kayıplarını hesap edemezler.
  • Gerekli ekonomik ve organizasyon raporlamalarını hızla üretemezler(Yazılım algoritmalarının 1o dakikada yapabileceği bir durum raporunu 1 haftada zor elde ederler.)
  • Böyle karmaşık durum raporlarını ortaya çıkarmak için fazladan personel istihdamına ihtiyaç duyarlar.
  • Her hangi bir sebepten dolayı işten ayrılan kalifiye personelin yerini hızla dolduramazlar ve olası organizasyon ve maddi kayıpları önleyemezler.
  • Müşterilerinin taleplerine anlık cevap verip müşteri memnuniyetini sağlayamazlar.

Birçok nakliye/kooperatif firması bu maddelerde sayılan kayıpları öngöremezler. Öngörseler de bu problemleri çözecek ve firmanın dijitalleşmesini sağlayacak bilişim sistemlerini ya da yazılımları gereksiz masraf olarak nitelendirirler. Hâlbuki klasik usul ile sevkiyat/nakliye organizasyonlarını sürdüren firmalar/kooperatifler, ilgili maddelerde ifade edildiği gibi sosyo-ekonomik olarak ciddi bir kayba uğrarlar. Dijitalleşme alt yapısına harcanacak yatırım bu kayba nispeten çok azdır. Örneğin gerekli dijital dönüşümü sağlayamayan orta ölçekli nakliye firmaları/kooperatifler, her hâlükârda en az bir personel fazla istihdam etmek durumunda kalırlar. Bu gün bir personelin yıllık gideri en az 60.000 TL’dir. Dijital bir sistemin ortalama yıllık maliyeti ise en fazla 10.000 TL’dir. İşin karmaşasından kaybedilen irsaliyeler ve yapılamayan tahsilatları ve buna benzer durumları hesaba dahi katmadan oluşan kayıp çok açıktır. Bunun yanında müşteri memnuniyetsizliği ve bunun oluşturacağı sonuç aşikârdır.

Türkiye devleti, hem devlet olarak hem de nakliye firmaları olarak gelecek hedeflerine ulaşmak noktasında dijitalleşme trendini yakalamak için çeşitli kanunlar çıkarmışlardır. Bu kanunlardan ilki E-İrsaliye ile ilgili kanundur. Dijitalleşmeye direnen ve gerekli altyapıyı oluştur(a)mayan Nakliye firmaları/kooperatifler, bu kanunun yürürlüğe girmesinin önündeki adeta duvar görevi görmüşlerdir. Devlet her defasında ilgili kanunun yürürlüğe girmesini ertelemiştir. Yine Ulaştırma Bakanlığının Kara Eşya Taşımacılarını ilgilendiren U-ETDS yük bildirim sisteminin yürürlüğe girmesi Ocak 2021’e ertelenmiştir.

Devlet dijitalleşmenin ülkenin geleceği ve dünyadaki konumu açısından ne kadar önemli olduğunu bilmekte ve refleksleriyle dijitalleşmeye verdiği önemi her geçen gün biraz daha üst mertebeden göstermektedir. Sonuç itibarıyla nakliye firmalarının/kooperatifleri yakın bir gelecekte bu kanuni düzenlemelere daha fazla direnmeleri mümkün gözükmemektedir ve gerekli dijital alt yapıları oluşturmak ya da satın almak durumunda kalacaklardır. Devletin ve firmaların menfaatine olan bu durumun kanunlarla düzenlenmesi son derece yerinde bir harekettir.

Görünen o ki, Lojistik sektöründe dijitalleşme trendini devlet hem kendi hem de firmaların/kooperatiflerin menfaatine olarak kanuni düzenlemelerle sağlayacaktır. Şimdiki nesil için bu bir zorunluluk gibi görünse de, bilişim kuşağı diye adlandırabileceğimiz gelecek nesil bunu bir ihtiyaç olarak görecektir. Evet bu bir lüks değil ihtiyaçtır.

Lojistik Sektöründe dijitalleşme trendini yakalamak için devlet, meslek kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları seminerler, fuarlar düzenleyerek ve gerekli bilgilendirme çalışmalarını yoğunlaştırarak bu süreci hızlandırmalıdırlar. Şunu unutmamalı ki bütün sektörlerde olduğu gibi lojistik sektörünün geleceği de dijitalleşmeye bağlıdır.